Mert Turak, TRT’nin Hz. Mevlana’nın hikayesini anlatan dijital projesi Rumi’yi anlattı… ‘Fark...

Mert Turak, TRT’nin Hz. Mevlana’nın hikayesini anlatan dijital projesi Rumi’yi anlattı… ‘Fark edemediğim şeyleri, ben hep buradaydım deyip ortaya koydu’

21
0
PAYLAŞ

Mert Turak, TRT'nin Hz.  Mevlana'nın hikayesini anlatan dijital projesi Mevlana'yı anlattı...

10. Uluslararası Malatya Film Festivali’nde belgesel kategorisinde jüri üyesi olan ve şimdi de TRT’nin dijital lansman projesi olan Hz. Mevlana’nın hikayesi Mevlana ile ekranlara gelmeye hazırlanan Mert Turak ile; Yeni projesi Mevlana’yı, kendisinde meydana gelen değişimi ve sosyal medya ile gerçeklik arasında sıkışıp kalan yaşam biçimini konuştuk.

Bu yıl 10’uncusu düzenlenen Malatya Uluslararası Film Festivali, geçtiğimiz Salı akşamı sona erdi. Geniş bir katılımın olduğu festivalde belgesel film kategorisinde jüri üyeliği yapan Mert Turak, yeni projesi Hz. Mevlana’nın hikayesi, değişimi ve bunun Mevlana ve kendisi üzerindeki etkilerini anlattı.

Turak, seyircinin merakla yeniden başlamasını beklediği Yeşil Deniz dizisinden de bahsetti. İşte Mert Turak’ın o özel açıklamaları…

10. Uluslararası Malatya Film Festivali’nde belgesel jürisinde yer aldınız. Peki Mert Turak’ın belgesellerle ilişkisi nasıl? Özellikle okul döneminde öğrenci Mert belgesellerde çalıştı mı?

MT: Genelde hepimiz gibi (gülüyor) yatmadan önce kafamı dağıtmak için izliyorum; Hem doğayla ilgili hem de otobiyografik belgeselleri izlemeyi seviyorum. Ama bu kadar profesyonel bir belgesel filmi ilk defa izliyorum ve değerlendiriyorum.

Değerlendirmeyi yaparken kriterleriniz nelerdi?

MT: Aslında bu ister belgesel film olsun, ister güzel sesli bir insan, ister futbol topuyla harikalar yaratan bir insan, ister kenarda duran bir akrobat olsun, hepimizi aynı şey etkiler: icat ya da işleyiş. . Mesela belgeselde ne hakkında olursa olsun, genellikle aklımla değil kalbimle karar veririm.

En zoru da; biraz modern zaman – 21. yüzyıl bizi başka algılara doğru itiyor. Güzel, başarılı kavramımızı değiştirir. İnsanlar her zaman daha güzel ve kaslı görünmek, daha şık giyinmek için evrim geçiriyorlar.

Telefonunuzu değiştirmezseniz, güncel değilsiniz. Yaşadığımız küresel dünya bize modası geçmememizi, kendinizi geliştirmemizi söylüyor. Bak onlar yaz tatiline gittiler, sen de gidiyorsun, o tatile ihtiyacın var mı? Hayır ama git bir fotoğraf paylaş ve herkes bunun da gittiğini söylüyor…

Bir yarışta mıyız? Bizim için iyi olan nedir? Gelelim Tolstoy’un söylediklerine; ‘insan neyle yaşar?’ İnsanlar birbirleriyle yaşar. Yaptığım bir filmi, çaldığım bir şarkıyı, yaptığım bir dansı izlemedikçe bana pek iyi gelmiyor.

Yaşadığımız dünya insanları yalnızlaştırdı. Herkes telefonuyla çok zengin. Sana bir liste yaptım, fotoğrafını kim beğendi bilmiyorum… Hayır, beğenmedi, sadece parmağıyla dokundu…

İNSAN BURADA ÖZÜNE DÖNMEK İÇİN MELEĞİNİ VE DEĞERLERİNİ KAYBETMEMELİ

Belki fotoğrafa bile bakmamıştır…

MT: Evet, yapmadı. Bu yüzden insanlar burada özlerine dönme yetilerini ve değerlerini kaybetmemelidirler. Belgeselde de öyle. Ne kadar iyi çekildiği, ne kadar kaliteli kamera kullanıldığı değil, bana nasıl hissettirdiği…

Karar verirken, insan yanımı takip ederek beni ben yapanın ne olduğuna karar veririm. Güneş batarken ne kadar güzel bir manzara yakalandığı umurumda değil. Onlar da önemlidir, ama o ne için endişeleniyor? beni ilgilendiriyor.

Biraz Rumi’den bahsetmek istiyorum. Rumi nasıl bir proje?

MT: Bu çok büyük bir proje. Konya’da çok büyük bir set kuruldu; saraylar, sokaklar, medreseler, hamamlar… 1200’lerin Konya’sı gibi… Ağaç ustalarının oyduğu 4-5 metrelik kale kapısına dokunduğunuzda sarayların içinden kervan geçer… Kediler, köpekler, atlar değil, develer. yanından geçerken..

Bir aktör olarak zaten oynamak zorundasınız çünkü bir zaman makinesinde gibisiniz. Yönetmenimiz Can Hoca (Ülkay) da çok dikkatli. İtalyan bir görüntü yönetmenimiz var. Bunu da çok önemsiyor.

Bu çok heyecan verici bir iş. Ve TRT şimdi dijital bir kanal kuruyor. Netflix, Kazanç, Exxen nasıl; TRT’nin bir de dijital kanalı olacak ve bu lansman projesi. Dijitali dünyaya getiren TRT, Hz. Mevlana ile Mevlana’yı tanıştıracak.

RUMİ YOLCULUĞU; HAYATIMDA GERÇEKTE VAR AMA BİLMEDİĞİM, HİÇ KATILMADIĞIM ŞEYLERİ İFADE ETTİ, HER ZAMAN BURADA OLDUĞUMU SÖYLEDİ

Bu arada ilk defa Konya’ya gittim. Şems-i Tebrizi’nin türbesi olsun. Mevlana’nın türbesi olsun… Ve hayatında hep dikkat edersin, bazen bir şeyi erteleyip unuttuğunda Allah sana der ki; Aslında, her zaman elinizin altındaydı, fark etmemiştiniz. Ben müminim, her zaman mümin oldum ama Konya’dan sonra tekrar nüksetti.

Rol de iyi. Hz. Mevlana’nın gönül meczupu’sunu çalıyorum. Oyunculuğun en iyi yanı – elbette her oyuncu farklı çalışır – kaybolurum. Kendime öyle bir dünya yaratacağım ki…

Meczuplarla tanışmak da çok enteresan bir duygu. Bir oyuncu için eşsiz bir deneyim: Delinin dünyasında kaybolmak, o deliyi yaratırken nasıl çalıştığı, oturup özellikle İstanbul’daki camileri ve mahalleleri izlemek, onlarla konuşmak, kimin deliye dönüştüğünün hikayesini dinlemek. deli ve nasıl…

Rumi’nin yolculuğu; Her zaman burada olduğumu ve hayatımda sahip olduğum ama hiç umursamadığım ve fark edemediğim şeyleri ortaya koyduğumu söyledi.

Farkında olmayabilirsiniz ama aslında bir kader senaryonuz var. Karşılaştığınız iyi ya da kötü insanlar, yaşadığınız iyi ya da kötü şeyler, sizi sağa iten o senaryonun adımları ve adımlarıdır. Belki de Mevlana’nın size geliş hikayesi sadık Mert’i bir ayna gibi karşınıza çıkarmıştır ki o sizin içinizde var ama siz bilmiyorsunuz – bunu söylediğiniz için söylüyorum. Bunu söyleyebilir misin?

MT: Bence öyle.

Bazı oyuncularda bu var. Rol ne olursa olsun; oynuyorlar, bitti denilince karakterden çıktım, bitti diyorlar. Ama sanırım Rumi sana bunu pek yapmadı?

MT: Ama genel olarak böyle çalışmıyorum. oynadım bitmedi Evime götürüyorum, sabah onunla uyanıyorum, etrafımdakileri, eşimi, arkadaşımı, annemi, babamı, arkadaşlarımı bu konuda dürtüyorum. Sert bir bakış açısına sahiplerse, eleklerini elerim.

Ah, öyle projeler yok mu? Belki vardır ama ben biraz inanıyorum; Başarı, fedakarlık ile doğru orantılıdır. Provamız 3 saat sürdü. Bu prova 3 saatte bitmiş olabilir ama bakıyorum da başarı kötü kokuyor. Sporcu olsanız bile başarı kötü kokar, oyuncu-oyuncu olsanız bile başarı kötü kokar.

Yorulmadan, ıstırap çekmeden, tekrar denemeden bir HAYAT yok öyle bir dünya

Bu yüzden bugünün gençlerini anlamıyorum. Genç oyuncular hakkında ne düşünüyorsunuz derler; Yorulmadan, acı çekmeden, yeniden denemeden hayat, böyle bir dünya yoktur. Instagram’da gördüğünüz gibi pırıl pırıl bir dünya yok. Revizyonda olacaksınız.

Biri çıksın da beni çok sevsin. Seni çok seviyor ama ona daha ne kadar kaldığını merak ediyorum. Daha kaç ayrılık yaşayacaksın? Biz de güvenmek zorundayız… Güvenmesi zor; Psikologların dediği gibi, zamana güvenmek zorundayız. Kişilerden veya kişilerden bahsetmiyorum, zamana güvenmek zorundasınız.

Dikkat, modern zamanlar bizi ‘kül yutmam’a zorluyor. Beni kimse kandıramaz! Peki, düşmezsen kalkamazsın, yaran iyileşmezse ilerleyemezsin.

Kişi utanmalı, kırılmalı ve kırılmalı. İnsani yönünüzü kaybetmemelisiniz. Rahatsız olmalısın, kırılmalı ve yüzün kızarmalı.

Ekranda çok sevilen bir dizi var: Yeşil Deniz. Aslında Yeşil Deniz dizisi de bize farklı bir Mert Turak gösterdi. Belki de bahsettiğiniz Mevlana’ya kadar olan süreçte Mert Turak’ı başlatan karakter bile Yeşil Deniz’deki rolünüzdü.

Temelde Green Sea serisini Heart Mountain serisiyle karşılaştırıyorum: Maneviyat, gönül zenginliği, inanç. Ve eminim seyirci sizden Green Sea gibi bir karaktere sahip olmanızı bekliyor…

MT: Seyirci aslında Yeşil Deniz’i bekliyor.

Peki böyle bir karakter tekrar gelecek mi?

MT: Oyuncular genellikle bazı performansları için tekrar görünmek istemezler. Yeşil Deniz’den sonra bir çok Ege dizisi geldi aklıma ama kabul ettiğimde birçok kişinin kalbinin kırılacağını biliyordum. Bu rolü kabul etmek için çok paraya mı ihtiyacın vardı? Seni Yeşil Deniz Süleyman ile sevdik.

Evet Yeşil Deniz çok popüler ama Gönül Dağı’nın senaristi ve yönetmeni ile Yeşil Deniz’in senaristi ve yönetmeni aynı kişiler.

Benzerliğin nedeni ortaya çıktı …

MT: Beni de orada istediler.

Peki, Gönül Dağı’nda görüşür müyüz? istemiyor musun?

MT: Çünkü Green Sea’de oynadım. Ama başarıları var, başarıları devam etsin.


  • mert turak
  • rumi
  • Mevlana
  • Konyak
  • Şeb-i Arus
  • trt rumi
PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK