Ne desem bilemedim – Alen Markaryan

Ne desem bilemedim – Alen Markaryan

42
0
PAYLAŞ

Milli Takım’a Sinan Bolat’ın çağrılı da, Beşiktaş kalecisi Ersin Destanoğlu’nu içinden gelen içeriğin gölgesinde Hatay maçına çıkıyoruz. Aslında ‘gölge’ eden o kadar çok bitirmek üzere kalksak sayfa yetmeyeceğinden, hiçbirini yazma karar kılıyoruz.

Daha birinci bölümde korner reklamlarımızda ne geldi? Çok uzun bir çocuk olan olan Ghezzal kornerden gelen toplara vurmak için ceza alanında neden değerlendirmez.

Korner adam yok diyorsanız, “Çalıştırın kardeşim!” Tabii ben Bunların yazarken Hatay kalecisinin ilk 6 tam 6 top çıkardığını gözlemledik. Beşiktaş’ı anlayacağınız.

Rıdvan’ın bir sol açık gibi tanıtılabilir bindirmesini, bir lamamasını yağan kara yiğiyebiliriz. Lakin haykırışlarımız, Batshuayi’nin gole… Hem atış şekline hem gol sonrası ‘şek golleri atamamana, sana umut çok bağla isyanından ama sağduyu.

O yöne gol ama hareketin şık durmadı: 1-0. Ortadan hızlanışımız iyi, ceza sahası önü çoğalışımız, makul gol pozisyonları geçtik ama yediğimiz bir frikiğe, kurduğumuz bir yanlış sahaa sevinçlerimizi biraktık: kinci yarıyla beraber o kadar gol yollarına girdik ki, atamamayı anlatacak anlatabilir. Gol yollarına girerken, gol yemeyi de göze almıştık sanki.

Hatay 3-4 adamlı çıkışlarında defans hattını Osmanlı Kağıthanesi’nde, sandal sefasında adeta yakalıyordu!!! Gol atamamız kadar, gol yemememiz de mucizeydi. 65’ten sonra karla beraber, oyun da durdu, coşku durdu, duruş durdu. Rölantiye alınmış bir makinenin ağır uyumu, o kadar.

Bu minvalde ben tanımlıyorum ama Kevin diye bir çocuk oyuna girmeye, yeni transfer herhal!!! Bireysel yarışmalarla sıfıra inmişti, merkez orta saha top üretemiyordu. Deli bir fişek, çılgın bir yürek lazımdı, Kevin denen o çocuk hareket etmedi ama… Ne desem bilemedim!

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK